Ben Kimim?
NE YAPIYORUM, NEYİ NEDEN YAPIYORUM?
Bugün hâlâ üretiyorum, hâlâ öğreniyorum ve hâlâ sorguluyorum. Kendimi tamamlanmış hissetmiyorum. Çünkü tamamlanmış olmak benim için durağanlık demek. Bundan sonra da üretmeye, yazmaya, düşünmeye ve paylaşmaya devam edeceğim.
Bu sayfaya gelen çoğu insanın aklında tek bir soru olduğunu biliyorum: Bu siteyi kuran kişi kim ve neden burada? O yüzden klasik tanımlar yaparak, süslü unvanlar sıralayarak başlamak istemiyorum. Çünkü ben kendimi tek bir meslekle, tek bir etiketle ya da tek bir başarı hikâyesiyle tanımlamıyorum. Benim için önemli olan ne yaptığım kadar, nasıl düşündüğüm ve neden yaptığım.
Ben Mehmet Aysu. Üreten, düşünen, sorgulayan ve yaptığı işin arkasında durmaya çalışan biriyim. Hayatım boyunca hiçbir zaman sadece “işimi yapayım” noktasında durmadım. Ne yaptıysam, neden yaptığımı anlamaya çalışarak yaptım. Bu site de tam olarak bunun bir sonucu.
KENDİMİ NASIL TANIMLARIM?
Kendimi tek bir kelimeyle anlatmam gerekirse, sanırım “üretici” derdim. Ama bu üretim sadece bir şey ortaya koymak değil. Üretmek benim için düşünmek, anlamak, sorgulamak ve dönüştürmek demek. Tasarım yaparken de, bir metin yazarken de, bir dijital proje üretirken de aynı refleksle hareket ederim.
Benim için üretim, bir problemi çözme çabasıdır. Bazen bu problem bir markanın kendini anlatamaması olur, bazen bir fikrin doğru şekilde ifade edilememesi, bazen de sadece anlatılmak istenen bir düşüncenin dağınık olması. Nerede bir karmaşa varsa, orada durup sadeleştirmeye çalışırım.
NE YAPIYORUM, NEYİ NEDEN YAPIYORUM?
Yaptığım işleri tek tek sıralamak yerine, onları bir bütün olarak anlatmayı tercih ediyorum. Ben dijital dünyada üretiyorum. Reklam, içerik, tasarım, metin, fotoğraf, video, yazılım… Bunların hepsi benim için ayrı ayrı alanlar değil, aynı düşünce biçiminin farklı dilleri.
Bir markayla çalışırken ya da bir proje üretirken ilk sorduğum soru şudur: Burada gerçekten ne anlatılmak isteniyor? Çünkü çoğu zaman sorun, ne anlatıldığı değil, neyin anlatılamadığıdır. Benim yaptığım iş, o anlatılamayan kısmı görünür hâle getirmek.
DİJİTAL ÜRETİMLE KURDUĞUM BAĞ
Dijital dünya benim için sadece bir mecra değil, bir düşünme alanı. Burada hız var, rekabet var, dikkat var ama aynı zamanda yüzeysellik riski de var. Ben bu riskin farkında olarak üretmeye çalışıyorum. Hızlı tüketilen şeyler üretmek yerine, iz bırakan işler yapmayı önemsiyorum.
Bir içerik üretiyorsam, bunun bir karşılığı olmalı. Okuyana, izleyene ya da kullanıcıya bir şey bırakmalı. Bilgi, duygu ya da farkındalık… Hangisi olursa olsun, boşlukta kalmamalı.
BUGÜNE NASIL GELDİM?
Bugüne tek bir doğrusal yoldan gelmedim. Deneyerek, yanılarak, vazgeçerek ve yeniden başlayarak geldim. Farklı alanlarda çalıştım, farklı insanlarla yollarım kesişti, farklı projeler içinde yer aldım. Bütün bu süreçler bana şunu öğretti: Her şeyden önce insanı anlamadan yapılan hiçbir iş sürdürülebilir değil.
Tecrübeyi sadece yıl sayısıyla ölçmüyorum. Tecrübe, kaç kez durup düşündüğünle, kaç kez hatanı kabul ettiğinle ve kaç kez yeniden denediğinle ilgilidir. Bugün geldiğim noktada, hâlâ öğreniyorum ve bunu bir eksiklik değil, bir güç olarak görüyorum.
BENİM İÇİN İŞ NE DEMEK?
İş benim için sadece para kazanma aracı değil. Elbette emeğin karşılığını almak önemli ama benim için iş, karakterle doğrudan bağlantılı bir alan. Yaptığım iş, nasıl bir insan olduğumla çelişmemeli. Aksi hâlde sürdürülebilir olmuyor.
Bu yüzden her projeye aynı şekilde yaklaşmam. Herkesle de çalışmam. İş yaparken netlik, dürüstlük ve karşılıklı saygı benim için vazgeçilmez. Kısa vadeli kazançlar uğruna uzun vadeli güveni riske atmam.
NASIL DÜŞÜNÜRÜM, NASIL ÇALIŞIRIM?
Ben düşünmeden üretmem. Önce anlamaya çalışırım. Sorular sorarım. Bazen bu sorular rahatsız edici olabilir ama gerekli olduğunu bilirim. Çünkü doğru sorular sorulmadan doğru işler çıkmaz.
Çalışma biçimim sistemlidir ama katı değildir. Plan yaparım ama sürece göre esnemeyi bilirim. Disiplin benim için baskı değil, özgürlük alanıdır. Ne yaptığımı ve neden yaptığımı bildiğimde daha rahat üretirim.
KİMLERLE ÇALIŞIRIM, KİMLERLE ÇALIŞMAM?
Herkesle çalışmam. Bu bir kibir değil, bir tercihtir. Net olmayan, ne istediğini bilmeyen, sürekli yön değiştiren ve emeğe saygı duymayan yapılarla uzun vadeli iş ilişkileri kurmam.
Buna karşılık, düşünen, sorgulayan, işine sahip çıkan ve gelişmeye açık olan herkesle çalışabilirim. Bütçe, ölçek ya da sektör benim için ikinci plandadır. Asıl önemli olan zihniyet.
BU SİTEYİ NEDEN KURDUM?
Bu siteyi kendimi pazarlamak için kurmadım. Kendimi ifade etmek için kurdum. Düşüncelerimi, üretimlerimi ve bakış açımı bir araya toplamak istedim. Sosyal medya hızlı ama yüzeysel. Burada ise daha derin, daha kalıcı bir alan yaratmak istedim.
Bu site, benim dijitaldeki merkezim. Kim olduğumu, nasıl düşündüğümü ve ne yaptığımı anlatan bir alan. Aynı zamanda benimle benzer şekilde düşünen insanlar için de bir buluşma noktası.
BUGÜN VE BUNDAN SONRA
Bugün hâlâ üretiyorum, hâlâ öğreniyorum ve hâlâ sorguluyorum. Kendimi tamamlanmış hissetmiyorum. Çünkü tamamlanmış olmak benim için durağanlık demek. Bundan sonra da üretmeye, yazmaya, düşünmeye ve paylaşmaya devam edeceğim.
Bu site zamanla değişebilir, genişleyebilir ama özü değişmeyecek. Çünkü buradaki temel mesele kendimi olduğum gibi ifade etmek.
İLETİŞİM
Eğer bir fikir konuşmak, bir proje üzerine düşünmek ya da sadece merak ettiğin bir şeyi sormak istersen, bana ulaşabilirsin. Büyük ya da küçük olması önemli değil. Anlamlı olması yeterli.
Bu siteye geldiysen, bir noktada yollarımızın kesişmesi tesadüf değildir.